ga('create', 'UA-140303208-1', 'auto', ); ga('send', 'pageview');

Çocuklarımızın İyiliği İçin Yanlış Şeyler Mi Yapıyoruz?

Mutlu çocuklar yetiştirmek için...

Çocuklarımızın İyiliği İçin Yanlış Şeyler Mi Yapıyoruz?

Eylül 10, 2019 Blog 0

Bu başlık bunca çocuk istismarının yaşandığı bu dönemde sizi şaşırtabilir, kızdırabilir. Fakat mükemmelebeveynlik de çocuğa zarar verir ki, toplumumuzdaki yeni nesil ailelerin büyük kesiminin ‘yeterince iyi ebeveyn’ olmayı öğrenebilmesi gerek. Ebeveynin görevi çocuğunu tanımak, ihtiyacını bilmek ve ihtiyacı doğrultusunda destekleyici ve öğretici olmaktır.

21.yüzyılın hepimize dikte ettiği bir kural var ki: ÖZGÜVEN HER ŞEYDİR. Bu yüzden tüm ebeveynler, psikologlar, öğretmenler birleştik ve özgüveni yüksek, atılgan, lider çocuklar yetiştirmek için seferber olduk. Sorun şu ki; bazen çocuklarımızı tanımadan, mizacına uygun olmayacak şeyler yapmaya zorluyor ve ‘bir kez utanır sonra geçer’ diyerek onların duygularını önemsemiyoruz. Çocuğun sınırlarını aşmayı öğrenmesi ve kendine güveninin artması şüphesiz bu yöntemle olmayacaktır. Çocuğun utandıktan sonra güçleneceği düşüncesi, onların da birer birey olduğunu unutmaktır. Sosyal anlamda yetersiz olduğunu düşünen çocuk, akranlarıyla zorla kurduğu ilk başarısız iletişiminde bu yetersizlik düşüncesini besleyebilir. İyi niyetlerle zorladığımız bu girişim, çocuğun kendini daha çok geri çekmesiyle sonuçlanabilir.

Özgüven, kişinin güçlü yanarının farkında olup, daha zayıf yanlarını bu farkındalıkla daha kolay tolere edebilmesi, kendine karşı olumlu inançlara sahip olması şeklinde düşünülebilir. Bu tanım da bize gösteriyor ki, çocuğumuzun güçlü yanlarının farkında olmalı, onların da bunu farketmelerini sağlamalı ve desteklemeliyiz. Olumlu bir kendilik algısı oluşturmalarına yardımcı olacak fırsatlar tanımalıyız. Emekleyen çocuğu kollarından tutarak küçük adımlar attırırsak ayakları yere basacaktır. Koşturmaya çalıştığımızda ise ayaklarını kendine çeker… Bu sebeple ebeveyn çocuğun yaşantısına ne zaman müdahale etmesi gerektiğini ve ne zaman durup beklemesi ve sabırla izlemesi gerektiğini çok iyi öğrenmeli.

Çocuklarımızın hayatını kolaylaştırmaya veya onları korumaya çalışırken, öz yeterlilik ve özgüven oluşumlarını aksatıyor olabiliriz. Okulların başlaması ile birlikte yollarda çantalı veliler görmeye başladık. Evet, öğrenciler değil, veliler. Yıllarca süregelen klasik bir fotoğraftır çantası, beslenmesi ve suluğunu üst üste takmış önlüklü çocuklar. Onlar bizdik, bugünün velileri o öğrencilerdi. Şimdi çocuklarımızın omurilik sağlığı, her şeyden önce geliyor. Gelmeli de. Fakat sizce de bir şeyleri yanlış anlamıyor muyuz? Son yıllarda uzmanların açıklamalarına göre çocuklarında boyun düzleşmesi çok sık görülmeye başlandı. Skolyoz tedavisi gören ergenler ve gözlük takan çocuklar gün geçtikçe artıyor. Tablet ve telefonlardan korumadığımız, spora yönlendirmediğimiz çocuklarımızın kitap dolu sırt çantaları şimdi buradan bakınca çok da tehlikeli görünmüyor. Asla kilolarca çantaları onların incecik bedenlerine yüklemek değil istediğimiz. Çocuğunun taşıyabileceği ve taşıyamayacağı yükün ayrımını yapabilen, sağlığını her alanda düşünen ve çocuğuna sorumluluk verebilen bilinçli ebeveynler olmak. Küçücük ve yine aslında onların iyilikleri için atladığımız bir detay bu. Onların kendi eşyaları olduğunu, o eşyaların sorumluluğunu taşıması gerektiğini öğrenen çocuk; temelde hayat boyu kendi kişisel alanını kurmayı ve koruyabilmeyi öğreniyordur.

Çocuğunuzun özgüveninin yüksek olmasını, kendini sevmesini ve kendini değerli bulmasını istiyorsanız:

-Bırakın bu okul döneminde kendi seçtiğidefteri ve kalemi alsın, daha güzel olanını değil.

-Odalarını, oyuncaklarını, kıyafetlerini onların yerine hayal etmeyin. Onlara hayal edecekleri boşluklar bırakın.

-Çocuğunuzun sanal ortamda değil yüz yüze iletişimkurmasını destekleyin. Sanal iletişimi sıklıkla tercih etmesini mümkün olduğunca engelleyin.

-Akranları ile buluşabileceği ortamlar yaratın, çocuğunuzun mizacını da göz önünde bulundurarak sosyal ilişkilerde bulunmasını destekleyin; asla zorlamayın.

-Çocuğunuzu kimseyle asla karşılaştırmayın.

-Çocuğunuza desteğinizi hissedebileceği kadar yakın, kendi alanını koruyabileceği kadar uzakolun.

-Hedef belirlemesini ve o hedefe ulaşabilmek için çaba göstermesini destekleyin.

-Aşırı ödüllemeden kesinlikle uzak durun. Çocuğunuzun her hatasını cezalandırmak kadar tüm davranışlarını ödüllendirmek de yanlıştır.

-Onları sevin, güvenin ve bunu hissettirin!

 

Psikolog Elif Bayraktar

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir